ben üzüldüm ve o anladı
oysa bilerek üzmedi beni hiç
hayatın attığı taş “ondan” sekerek kanattı beni
ve o anladı
bunu karaladı….

Benim bütünümde giyinmiş göründü
utancım boyunca gerilmiş Bütün işkence ve acılar
Boyumca yarıldı ve kapladı beni
Ona sahip olmak için herşeyi yaparım
Sadece ona sahip olmak için
Şimdi ne yapacağımı bilmiyorum beni üzdüğünde ne yapacağımı bilmiyorum
O benim için herşey
Bidaha görülmeyecek rüya
Kimsenin söylemediği şarkı
Ulaşılamaz olan inanmak zorunda olduğum bir efsane o
Gerçek olması için ihtiyacım olan tek şey bir tane daha neden
Ne yapacağımı bilmiyorum beni üzdüğünde ne yapacağımı bilmiyorum
geçmişin kırıntıları şimdinin kuruntuları olup beynimin ırzına geçmeye devam ediyor.
hayattan rengi atın.geri neyi COLOR ki?
hani bi kere yazmıştım.bu yazıyı yıllar sonra tekrar okuduğumda artık aşık olduğum adam yanımda olacak diye.ve oldu.
şimdide aynı şeyi yapıyorum farklı hislerle;bu yazıyı tekrar okuduğumda o kırışık,buruşuk sayfadan kurtulmuş olacağım.
geçmişteki ben
durulmayan bir kafa,
kurulmuş bir vücut,
özleyen bir ben var lan burdaaaaaa……!
bomboş bir girdabın içinde sürekli dönüp durduğunu düşün.
tutunacak,yaslanacak,çarpacak hiçbirşey yok.
sadece kocaman bir boşlukta salınıp durmak.
acı ya da mutluğa dair hiçbirşey.
sadece sen,boşluk ve sorular?
_ ve biliyor musun çay içmek hiç bu kadar hüzün vermemişti…
bugün de özlemekle geçti.
“mutsuzluk tanrımdı benim”
_Rimbaud_
sanırım delirdim ama farkedemedim…
‘Bu akşam beni bekleme çünkü gece siyah beyaz olacak’,‘Çok şey vardı onarmam gereken, güçsüzdüm,beni bekleyen çabalar altında eziliyordum’,’ Ömrümün hatta daha önceki varoluşlarımın hesabını sorarak yaşadım.İyi olduğumu önce kendime kanıtlayarak anladım ki ben hep iyi olmak zorundayım.Kötü müydüm yoksa? Öyle olsam bile günahımı ödemek için çektiğim acılar yetmez mi? Belki sonsuza dek o mutsuzlardan biri de ben olacaktım. Kendimi soğuk bir suya dalmış gibi duyumsadım ve daha soğuk bir su akıyordu alnımdan’, ‘Gecelerin meleği sürgün ediyor beni. Şu yalnız ve şu yaslı gözlerimden okuyabilir misin? Her şey ölecek benle?’, ’ Ölmek, ey ulu Tanrım söz verdiğiniz mutluluk sanki yalnız ölümle gerçekleşecekmiş gibi niçin her an bu düşünce usuma gelip durur?’
_Nerval_
evren bizi mutsuz etmeye çalışıyor.
yer çekimi bu yüzden var işte.(her şey düşmeye odaklı)
gözyaşları aşağıya doğru akıyor,
dudaklar kolayca somurtma pozisyonu alıveriyorken
gülümsemek,mutlu olmak-gözükmek- için çaba sarfetmemiz gerekiyor.
insanlar dünyaya sonradan gelmiş istenmeyen varlıklar gibi.zorla tutunmaya çalışan dışlananlar gibi.hırpalanıyorlar.
bu bir deneyse eğer başarısız oldu artık deneye son verebilirsiniz.kimseniz?!!!